Baygezenti

Kendimle ilgili nasıl bir yazı yazmam gerektiğini düşünürken aklıma gelen tek bir kelime oldu. Şişman 🙂

Üniversite yıllarında bozduğum kilosal dengem hala toparlanamadı. Çok denedim. Hatta başardım ama yine aldım. Mide açlığı değilde psikolojik açlık (tıp biliminde duygusal açlık) bitirdi beni. Midem doysa da gözüm hiç doymadı. Yedimde yedim, yedimde yedim. Sonuç; 31 yaş 190cm boy 120kg kütle…

 

Peki ya baygezenti ne iş ?

Aslında doğaya olan özlemimin patlak vermesidir bay gezenti. Kaos kent İstanbul’a taşınıncaya dek hayatımın büyük kısmı kıymetlim, anneciğimin doğup büyüdüğü köyde geçti. Taşeli platosuna kurulmuş, ayarsız kentleşmenin baş gösterdiği Gülnar ilçesine bağlı Çukurasma köyü. Küçüklüğümde çok sevmezdim köyü. Anneciğim hep arazide çalıştırırdı beni. Yaylaya gelen şehirliler gibi rahat rahat takılıp gezemezdim. Yaramazlıkta da kimse elime su dökemezdi köyde.

İlk, orta, lise, üniversitede derken zaman geçti, yaş ilerledi. Askerliğin ardından kaoskente yerleşip bir beyaz yaka olarak sistemde yerimi aldım. Çok geçmeden şehir hayatı bana değişik sinir harpleri ve ruhsal rahatsızlıklar yaşatmaya başlattı.Uzun bir dönem fotoğraf çekmeyi öğrenmekle uğraştım. İnsan portresi çekmek haz verdi en çok. Işık, perde hızı, kadraj, iso gibi teknik konuları öğrenmenin yanında güzel insanlarla tanışıp sağlıklı dostluklar kurmamda büyük rol oynadı fotoğrafçılık. Zaman gösterdi ki huzurlu vakit geçirmem için fotoğraf yeterli değildi. Kaoskente taşındığımda bana sahip çıkan kıymetli dostum Suat’ın gazıyla bisiklete heveslendim yeniden. Yeniden diyorum çünkü üniversite yaşıma kadar bisiklet üzerindeydim. Gerekli araştırmaları yapıp mtb tarz bir bisiklet aldım. Kaoskent içerisinde türlü gezintilerle bismillah dedik. Bisiklet çevresiyle tanıştığım yeni insanlarla yeni rotalar yeni planlar yaptık. Bir süre sonra baktım ki yolum hep doğaya düşer olmuş.

 

Bir beyaz yaka günü  bisiklet forumlarında cirit atarken doğa insanı Serdar Kılıç’ın bisiklet videosu ile karşılaştım. İlgimi çekti ve zaman ayırıp izledim. Sevgili Serdar ağabeyimizin ses tonu, anlatım tarzı, o bölüm içerisinde verdiği bilgi ve gezdiği coğrafya beni oldukça etkiledi. Kendisini daha derinlemesine araştırdım. Karşıma ”Doğada Tek Başına” isimli bir program çıktı. Bir iki bölüm izledim ki aynı programın ”Dağ Evi” serisi sardı beni. Buymuş ! 14 bölüm olan serinin her dakikasında çocukluğumu, köyde geçirdiğim zamanı, dedemin traktöründe tarla tarla gezdiğim günleri, yaptığım yaramazlıkları, yapacak fazla bir şey olmayan ancak bütün zamanı sadece kendimiz için kullanabildiğimiz huzurlu günleri özlerken buldum kendimi.

Sanırım benim için milat oldu Serdar Kılıç. Vizyonunu hep şöyle anlatır kendisi: ” İnsanla doğa arasında kopmuş ama güçlü bir bağ var. Benim asıl görevim bu bağı yeniden onarmak ”. Tam olarak bu etkiyi yaratmıştı benim üzerimde. Severek ve keyifle yaptığım işim nedeniyle yaşadığım kaoskentte nefes alabilmek için artık bütün eğlence planlarım doğada zaman geçirmek üzerineydi.

Sevimli dostum Cemreyle ya bisiklet ile köy köy geziyordum, yada kıymetli arkadaşlarımla ile bir yerlerde çadır atmış, şehirden uzakta yaşam enerjimi şarj ediyordum.

Bisiklet ile yapılan turların en güzeli tarafı, gezip görüp tattığınız doğal güzelliklerin yanı sıra,  sizi sorgulamadan evinin kapısını açan, sofrasının bereketini ve samimiyetini paylaşan güzel insanlar.

Son olarak şunu da eklemeliyim ki, bu site  maddi ve takipçi kaygısı olmaksızın kurulmuştur. Çılgın turcu, sevgili dostum Hakan Özcan’ın ve takip ettiğim bir kaç turcunun, instagram ve blog sayfalarından esinlenip özenerek böyle bir ortamda paylaşım yapma kararı aldım. Değerli insan Serdar Kılıç’ın üzerimdeki etkisini ve turlarım için verdiği cesareti, bu sayfa aracılığı ile bir kişiye ulaştırabilirsem eğer, ne mutlu bana…

 

 

 

2 comments on “Baygezenti”

  1. öykü dedi ki:

    yolun açık olsun baygezenti (:

  2. Hande Ülker dedi ki:

    Benim gibi üşenip yazmaktan vazgeçme sakın. Okuması çok keyifli. Güzel keşifler 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir